Bulutlarda geziyorsun..
Atlaya atlaya mi ciktin merdivenleri?
erdem tahtina kurulmussun..
Bilmiyor musun sen;
derinlerde yuzmenin siglarda ogrenildigini..?!
Ve simdi sen,
su kendini begenmisliginle,
kibrinin dorugunda,
kendi durumunu saglayan seyin zekan
ve aklinin oldugunu mu soyluyorsun?
Sen,
karanlikta birbirine karisan maskelerinin
ve yalana bulanmis duslemlerinin kaynastigi derinliklerin de,
bir gun vicdanin kapini tiklatmayacagini mi saniyorsun?
Seni gidi Kapan kilikli,
seni gidi Tuzak yemi.
Yalanci duslemlerinin karsisinda salya sumukle,
kiskanc kisik gozlerle, olmayan aklina gipta edenlerden mi sandin beni?
yoksa sana ozenerek, salyalarini akitarak
neredeyse agzinin icine duseceklerden mi?
Ve boylece;
senin basin goklere mi ermis?!
Ah bilmez misin?
ben, o kafdagi burnunun tamamladigi yuzunun;
maskesi dusmus ciplak gerceklerini gordum!
Iste,
bu yuzden tum ezikligin,
bu yuzden kendini birseymis gibi gostermeye calisman..
Bu yuzden hep ovulmek istemen;
bu yuzden hep sevilmek istemen..
Bir suru yuzler,
ve yiginla yalanlarla tepeden bakanlar;
pek yaman duserler en asagilara..
Tepeler hak edenler icindir:
Bilmez misin?!
Bu kalemden çok güzel yazılar çıkıyor, yüreğinize sağlık.
YanıtlaSil