17 Ekim 2013

İl n' ya pas de hors...

İnsan, ancak bilmedigi bir sey karsisinda gucsuz kalirmis...

Mesela,
dil-dusunce-soz ve yazi gibi...

Bilmedigini bilmeyen de,
baska akillarin dusuncelerine, sozlerine ve yazilarina tutunurmus -ve de ne umuyorsa; basardigini mi?!-

Tabii ki benim de tutundugum oluyor, 
ama sadece sozlerin sahibinin ''guzel'' yazabilme hakkini verebilmek adina paylasmak icin tutunuyorum.

Yoksa...
Direk muatabima kendi sozlerimle yanit verebilecek dil-dusunce- soz ve yazabilme hakimiyetine az cok sahibim Sukur...

Ne guzel demis Derrida: 

''il n' ya pas de hors''

Evet!
Yani ''off'' yok 7/24 on!

Hem de kendi oz'um ve soz'umle...

Bu da yazimin uygunluguna binaen Eddi Anter'den:
"Cok bagiranin sesini kisarlar..." 


Dip not:
Uzun cok uzun yaz sicaklarindan sonra, sabahin ilk isiklariyla insana hafif serinlik 
veren bes dakikalik bir yagmur ve beraberinde sundugu mis gibi toprak kokusu...
Gunaydin hayat.. gunaydin yagmur.. gunaydin toprak kokusu; iyi ki varsiniz..

Sukur!



Hircinligi/n/ malumum...

Ne demis Rousseau:

''İnsanin ozgurlugu, istedigi her seyi yapabilmesinde degil,
istemedigi hicbir seyi yapmak zorunda olmamasidir.''



.. senin tum heveslerin icine kacmis...

''Zorun da'' bir hayat;
zavalli bir hayat!



Yemezler canim..

.. ucarak atilan vole gol olur...

Kendini kuma gommussun...
Ve, ''Nerede hareket orada bereket'' soz'unden habersiz;
yan gelip ezber yasayarak devinip duruyorsun!

Yemezler!

10 Ekim 2013

Gunun ilk ceyregi..

Bugun yine erkenden kalktim.
Sagligima.. 
Sevdiklerimin sagliklarina dua ettim.
Beddua edenlerime -onlarin hayat tarzi bu- el acip iyilikler diledim. 
Evimi havalandirdim.
Kuslara ekmek ufaladim..
Sokak kopeklerimin sularini tazeledim.
Kivircik ve Dikkie'yi oksadim
Kahvemi icerken 'sanal' paylasimlarimi yaptim.
Bloguma not dustum:

Sukur!

9 Ekim 2013

Anlatabildim mi?!

Unutan yok ki aslinda, isine gelmiyor kimsenin hatirlamak...

Sadece, 'mis' gibi yasiyoruz!

5 Ekim 2013

Her yasanmislik bir deneyim degil midir?!

Sen, benim yasam surecimdeki deneyimlerimin, sadece bir bolumu icin
rol arkadasimdin.

Benim icin oyununu oynadin ve ben deneyimlemem gerekeni deneyimledim.
Yardimin icin Tesekkur..

Sezarin hakkini sezara vermek lazim.
Sen -ihanet- oyununu harika oynadin.
Ben de ihanet acisini tahmin edemeyecegin kadar aci deneyimledim...

Ama tadin da birak lutfen..

Rolunun seni suruklemesine izin verme.
Cunku deneyim bitti!
Ben artik o ''oyun''un icin de yokum!

Gec bunlari gec..

.. hayati taklit yasayanlarin zavalliligi diye bir sey var...

Herkes kendi deneyimini yasamak zorunda. 
Rol caldiklarinin yasamiyla -ki bu, havanda su dovmeye benzer- hic birsey deneyimleyemezsin.
Hayat ogreticidir-ogretmendir, sen ise surekli ogrenci kalmak zorundasin.

Yoksa hayatin rol cakmakla gecip gider.
Ya da yerinde saymalarina surekli bir kulp bularak gecer.
Olmadi, ona buna satasarak ruhunu kotuluklerle besleyerek gecer; gecer yani...


Asla kurekleri curuk sandalla okyanusa acilamazsin!

3 Ekim 2013

Budur yani!

.. dost diye sarildigimin gonul gozu kor/
dili de edepsiz olursa/
dostlugum da, o'nun insan/ligina bundan sonra olsa olsa;

post olur..

1 Ekim 2013

Yasasin delilik..

.. etrafin da, kendini akilli sanan delilerle yasamaktansa/
bir suru akilli arasinda deli olmayi yegle/dim..

''Delidir, ne yapsa yeridir'' demisler.

Ne de guzel soylemisler!

Pays-Bas..

''Dogdugun yer mi?
Doydugun yer mi?'' diye sorarlar ya...

Ne dogdugun ne de doydugun yer, derim.

Nerede 'Huzur' var ise, zaten orada her gun yeniden doguyorsun.
Olay goz acligi ise, hicbir yerde doyamazsin.
Yok karin acligi ise, heryer de bir lokma ekmek bulursun doymak icin.

Yani...
Ne dogdugum ne de doydugum yer, illa ki...

Buyudugum yer...

Buyudugum!